|

|
|
|
|
:: R E H
B E R L İ K S E R V İ S İ |
î
Soru & Cevaplar
|
|
Soru: Çocuğumu yuvaya
vermelimiyim ? Çocuğum evde annesiyle, babannesiyle çok
mutlu ya da iyi bir bakıcısı var. Böyle daha iyi yetişmez
mi?
Cevap: Bir çocuğun gelişmesinde evin çok büyük bir rolü
vardir. Evdeki sevgi ve güven çok önemlidir. Ancak, çocuk
zekasının, çocuk bedeninin, çocuk kişiliğinin gelişmesi için
gerekli olan 'çoklu, çesitli, pozitif uyarılar ortamı'
olarak yeterli degildir. Çocuk; gelişmek için arkadaşlarına,
yaşıtlarına, değişik seslere, değişik görüntülere, değişik
davranışlara gerek duyar. Bütün bunlar için, çocuğumu yuvaya
vermeliyim. Elbette ki sevgi ve güven verebilecek bir
yuvaya.
Soru: Çocugumu 'Nasıl Bir Yuvaya' Vermeliyim ?
Cevap: Çocuğu seven, çocuğu bilen, çocuğu geliştirmeyi
başaran bir yuvaya elbette. Öncelikle hijyenik bir ortam
olmali.Hijyene bilinçli bir süreklilikle önem
verilmeli.Sevgi ve güveni her yerde her zaman bulmalıyız.
Yuva içinde görevler ve sorumluluklar bilinçle belirlenmiş
olmalıdır. Herkes ne yaptığınin, neden yaptığının, nasıl
yaptığının bilincinde olmalıdır.Çocuğumu vereceğim yuvaya
tam olarak güven duymalıyım.
* Sorularıma yanıt alabilecek miyim ? Merak ettiğim
konularda aydınlatılmalıyım, değil mi?
Elbette öyle olmalıdır. Çocuğunuz bir gün içinde neler
yapiyor ? Yemeğini yiyor mu ? Uyuyormu ? Arkadaşlarıyla
ilişkileri nasıl ? Oyuncaklarla oynuyor mu ? Mutlu mu ?
Bunları öğrenmek hakkınızdır. Dahası var. Çocuğunuz hangi
alanlarda nasıl gelişiyor ? Çocuğunuzun arkadaşlarının
velileri kimler ? Biz evde doğru davranıyormuyuz ?
Yanlışlarımız var mı ?
Bütün bunlari öğrenmek hakkınızdır. Minik Kalpler'de bu
sorular ve yanıtları çalışma sisteminin önemli parçalarıdır.
* Sorularıma gerçekten doğru yanıt alabilecek miyim ? Yoksa
bana 'uygun yanıtlar' mı verilecek ?
Minik Kalpler'de ilke; olanı söylemek, söylenenin
olması'dır. Bir kurumun kendini kontrol edebilmesinin dogru
yolu budur. Her sorunuza güvenilir yanitlar almak en doğal
hakkınızdır.
Soru: Bakım yuvaları ile 'eğitim yuvaları ' farklı
mıdır ?
Cevap: Aslında yuvalar hem hjyenik bakımı hem de gerekli
eğitimi vermelidir. Çünkü bu iki amaç da önemlidir. Minik
Kalpler bakımı da eğitimin bir parçasi olarak görür ve
uygular. Beslenme, giyinip, soyunma, tuvalet bakiminin her
aşamasi aynı zamanda eğitimdir. İyi eğitimi hedef edinen
yuva, hijyenik bakimi da hizmetin vazgeçilmez bir bölümü
sayar ve uygular.
Soru: Çocuğum yuvaya ne zaman başlasın ?
Cevap: Bu konuda çesitli görüşler öne sürülmüstür. Süt
çocuklugu dedigimiz 0-12 ay arasinda çocuklarin annelerine
özel bir bağlılıkları ve gereksinmeleri vardir. Anne
emzirirken belirli aralarla çocuğunu göğsüne yatırır,
temizliğini yapar, kucaklar, konuşur. Bebek de beş duyusu
ile (görerek, işiterek, dokunarak, koklayarak, süt tadarak)
annesini algılar. Bebek bu dönemde de sevgi ve güvenle
kreşte büyüyebilir.Bu dönemde çocuğun yetişmesi içinen iyi
çözüm, bir yakının yada bir bakıcının bakımı yerine güven
duyulan bir kreşin sevgi ile gelişimi hedefleyen eğitilmiş
desteğidir. Minik Kalpler böyle bir kaç aylık çocukları
sağlıkla geliştirmiş, büyütmüs ve yetiştirmistir. 12. ayını
bitiren bebek erken çocukluk dönemine girmistir ve 18 aydan
sonra da ev ortamının artik kendisine yetmedigini gösteren
davranışlarda bulunur. Evde sıkıldığını belirtir, gezmek
istediğinde israr eder, yemeğini yemekte huysuzlaşır vb.
Artık bir yuva ortamına girmesi ona yeni arkadaşlar
kazandıracak, yeni oyunlar tanıtacak, yeni yüzler, yeni
seslerle zenginlikler katacaktır. Onun için de 18 aydan
sonra çocuğun kreşten yuvaya geçiş dönemi başlamış olur. 36
aydan sonra yuvaya verilmeyen çocukta sosyallesme geri
kalmaya başlayacaktır. Biz çocugun yuvaya verilme yaşı için
herhangi bir sınır olmaksızın 18 aydan sonraki gelişim
sürecinde yuva eğitiminin çok yönlü yararlar sagladığına
dikkat çekiyoruz.
Soru: Çocuğun gelişimi nasıl gözleniyor ?
Cevap: Bir çocugun gelisimi aşağıdaki gelişim alanlarındaki
aşamalarıyla gözlemlenir.
1- Motor gelişimi (Kaslar ve beden hareketleri )
2- Bilişsel gelişim
3- Dil gelişimi
4- Duygusal gelişim
5- Kişilik gelişimi
6-Sosyal gelişim
Bu gelişim alanları için hazırlanmıs özgün bir gelişim
formatı ögretmenlerin gözlemlerine yardımcı olmaktadır.Bu
gözlemler, velilerle karşılıklı görüşmelerle ortak
gözlemlere dönüşmektedir.
Soru: Çocuğumu yuvaya tam gün mü, yarım gün mü
vermeliyim?
Cevap: Çocuklarin yuvadaki eğitimlerinde hedef tam gün
olmalidir. Çünkü, çocuğun iletişimi, yemek yemesi, uyuması,
şarkılar, sohbetler, kitap saatleri gibi sözel, grup
oyunları gibi sosyal programların her biri eğitim açısından
önemli çalışmalardır. Spor yaparken motor gelişimleri,
arkadaşlar ile sosyal gelişimleri sağlanır. Tam gün
programları yuvayı çoğu gün ikinci evi yapar ve aidiyet
duygusunu gelistirir yarım gün programları eğretilik
duygusunu yaratır ve işlevlerin benimsenmesi eksik kalır.
Başlangıçtaki alışma döneminde yarım-gün programları
uygulanabilirse de biz pedagojik açıdan tam gün programları
öneriyoruz.
Soru: Anne - Babalar Çocuklarının Zekâlarını
Geliştirme Konusuna Nasıl Yardımcı Olurlar ?
Cevap: Anne - baba tutumu ve davranışları çocuklarının
zekâlarını geliştirir ya da engeller. Özellikle küçük
yaşlarda ( 0-6 yaş ) bu tutum ve davranışlar önemli roller
oynar. Örneğin, ‘çocukla olumlu, çözüme yönelik, çok yönlü
düşündürücü konuşma’ zekânın gelişmesine katkıda bulunurken,
‘çocukla konuşmama’ ya da ‘olumsuz, çözümsüz, karamsar,
suçlayıcı, aşağılayıcı, kısıtlayıcı konuşma’ çocuğun
zekâsını kullanmasını, özgün düşünme gücünü, olumlu düşünce
gücünü engeller.
Bu konudaki önemli birkaç noktayı şöyle belirtebiliriz :
1- Sevgi yaklaşımı geliştiricidir, sevgisizlik
engelleyicidir.
2- Olumlu, çözümcü, değer yükseltici iletişim
geliştiricidir.
Olumsuz, karamsar, değer azaltıcı iletişim engelleyicidir.
3- Soru sormayı teşvik eden, düşünmeyi öğreten ortam
geliştiricidir.
Ezbere dayalı, bilinen tekrara yönelik ortam engelleyicidir.
4- Kitap okumak, tartışmak, paylaşmak geliştiricidir.
Amaçsız ve aşırı TV izlemek, izlediklerini düşünmemek,
paylaşmamak engelleyicidir.
5- Sosyalleşme, arkadaşlarıyla konuşma, oyun oynama,
paylaşma geliştiricidir.
Çocuğun sosyalleşmemesi, yalnız kalması oyun arkadaşının
olmaması, paylaşmaması engelleyicidir.
Anne babalar da hem kendi davranışlarıyla hem de
hazırladıkları ortamla çocuklarının zekâ gelişimine katkıda
bulunurlar.
Soru: Duygusal zeka eğitimi neden önemlidir?
Cevap: Günümüzde her düzeydeki eğitim "Akademik zekâ" ile
ilgili olarak düzenlenmiştir.
Zihinsel işlemlerin geliştirilmesi amacının yanında
"Duyguların Tanınması ve Yönetimi" son zamanlara kadar
önemli sayılmamıştır. Oysa, hayatta çok zeki olduğu bilinen
pek çok kişinin duygularını yönetememesi nedeniyle başarısız
olduğu gerçeği dikkatleri “, Duygusal Zekâ “ ’ya
çevirmiştir. Daniel Goleman’ın yaygınlaştırdığı bu yeni
alan, insanın gelişme ve başarma gücünü doğrudan
etkilemektedir. Minik Kalpler'de “ Duygusal Zekâ Eğitimini “
Rehberlik öğretmenimiz tarafından hazırlanan programlarla bu
yıl uygulamalarına devam edecektir.
Soru: "Çok Boyutlu Zeka" nedir?
Cevap: ‘‘ Çocuğunuzda matemetik zekâsı var ’’ sözü anne
babaları mutlu eder. Ancak Howard Gardner, insan zekâsının
değişik alanlarda ve boyutlarda olabileceğini ortaya koyarak
zekâ kavramını genişletti. Mantıksal, matematiksel zekâ
Dilsel zekâ
Görsel - Alansal Zekâ
Müziksel - Ritmik Zekâ
Bedensel - Kinestetik Zekâ
Sosyal Zekâ
Kişiye Dönük Zekâ
olarak belirlenen ‘‘Zekâ Alanları’’ artık çocuklara bakış
açısını da değiştiriyor. Çocukların hangi alanlarda ‘‘
dikkat çekici’’ oldukları onların geleceklerini de
etkileyecektir. Minik Kalpler, bu yıl bu çalışmayı da
programına almıştır ve bu yeni konseptin yeni yüzyıl için
çok önemli olduğunun bilincindedir.
|
|
|
|